Hakan Fehmi Öztop | 2018 ve Kitaplar
514
post-template-default,single,single-post,postid-514,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,qode-theme-ver-10.1.1,wpb-js-composer js-comp-ver-5.0.1,vc_responsive

2018 ve Kitaplar

2018 ve Kitaplar

1 Ocak 2018 tarihinde, günde ortalama 25 sayfa okumak gibi bir hedef belirlemiştim kendime. Bu yıl,  günde ortalama 25 kitap sayfasından hesapla, 9250 sayfa ve irili ufaklı 36 kitap okuyabildim. Elbette bunu çok fazla iş arasında yapmak hiç de kolay değildi. Bunu yapabilmek için özel zamanlar ayırmak gerekti. Kitapların çoğuyla, ya bir internet sayfasında ya da kitapçının rafında tanıştık. Günlerce kargonun yolunu beklediğim oldu aralarında. Kitapların bazılarıyla, uçakta, otobüste, bazılarıyla minibüste, trende hatta metroda beraber seyahat ettik. Bazılarıyla, havalimanında, otogarda, tren garında ve otobüs durağında bekledik beraber. Sırtımdaki çantada taşıdım onları. Kimi zaman uzak ülkelere, uzak şehirlere beraber gittik. Beraber tatil yaptık, şezlong üzerinde durup, havuzda yüzüşümü izleyenler oldu. Toplantılara beraber katıldık. Yalnızlık kokan otel odalarında, yanımda hep onlardan biri oldu. Kafelerde, otel lobilerinde kahve içtik, limonlu çay içtik, dondurma, tatlı yedik kimileriyle. Hatta doktor muayenehanesinde sıra bekledik.

Bazı kitaplar, aile içinde sohbet konusu oldu. Bazılarını hiç tanımadığım, yanımda seyahat eden kişilerle konuştuk. Bazıları da dost sohbetlerinin konusu oldu.

Evin her yerini bilir onlar. En çok da uyuyakalıp, elimden düşürdüğüm odamı ve bizi aydınlatan abajuru bilirler. Sesi kısık müzikleri çok dinledik beraber. Yazın, en çok da evin balkonumu ve katlanan sandalyemi tanıyanlar var aralarında. Bir de karşı parktaki çınar gölgesinin altındaki tahta bankı. Hatta bir tanesine, simitçi merak edip bakmıştı. Birini de fırıncı gördü elimde. Bir gün de bankta otururken, kuş pislemesin mi üzerimize. Kimileriyle, ofiste zaman geçirdik beraber, kimileriyle bahçede. Hatta bazen arabanın içinde, yağmuru izlerken beraberdik. Kimilerinden notlar aldım defterime. Bazılarıyla, bir tepeden şehri izledik. Çoğunda, cümlelerin altlarını çizmişliğim var.  Kalem kitap ayracımızdır çünkü. Yetmedi, kapak içlerine notlar aldım. Hatta bitmemiş şiirler karaladım. Suya bile düşen oldu, yağmura yakalanan oldu.

Şimdi, hepsi, kütüphanemin raflarında yerlerini aldılar. Okunmuş kitaplar rafında duruyorlar. Bu kadar çok şey yaşamışken onlarla, onları ödünç vermeye ya da başkasına vermeye elim gitmedi. Hatta, bir tanesinin aynısından alıp, bir dostuma verdiğim bile oldu. Ara sıra bakışıyoruz, ara sıra bazı sayfalarda yeniden buluşuyoruz, raflardaki kitaplarımla.

Stephen Covey, Etkili insanların 7 alışkanlığı adlı kitabında, “Okumayan kişi, okumayı bilmeyenden daha iyi durumda değildir” diyor. Yani, bilgiyi, beceriyi kullanmamak anlamına geliyor bu söz. Ne yalan söyleyeyim, öyle çok şey öğrendim ki kitaplardan. Eminim, yeni yılda, yenileri katılacak aralarına. Çünkü, sırada okumayı bekleyenler var.

Herkese güzel ve dilediğiniz şekilde yaşacağınız bir yıl dilerim.

No Comments

Post A Comment