Hakan Fehmi Öztop | YA ODAKLANAMAZSAK
386
post-template-default,single,single-post,postid-386,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,no_animation_on_touch,side_area_uncovered_from_content,qode-theme-ver-10.1.1,wpb-js-composer js-comp-ver-5.0.1,vc_responsive
sirnak escort karaman escort igdir escort ardahan escort bitlis escort

YA ODAKLANAMAZSAK

YA ODAKLANAMAZSAK

 

Üniversitede öğrenci iken, iki yıl kadar önce rahmetli olan, çok değerli bir hocam, sınav başlamadan önce, “çocuklar, lütfen sınavlarda sınavda olun. O zaman başarılı olursunuz.” der ve sınavı başlatırdı. O zamanlar, bu söze çok anlam veremedim. İlerleyen süreçte, hocamızın odaklanmadan bahsettiğini keşfettim. Yani, hocam bize diyordu ki kafanız başka yerde olmasın, işinize yoğunlaşın, ona odaklanın.

Eğer bir iş yapıyorsak, mutlaka bir hedefimiz vardır ve olmalıdır. Hedefimiz mikro ya da makro bir hedef olabilir. Çalıştığımız kurum için, araştırma grubu için ya da kendimiz için bu hedeflere ulaşmak isteriz. Şu an yaptığım iş beni ne kadar hedefe yaklaştırıyor? Tıpkı otomobil kullanır gibi yol üzerinde miyim? Yoksa yoldan çıktım, tarla da mı gidiyorum? Yani odaklanabilmiş miyim? Bunlar, hedefe ulaşmak için kendimize sormamız gereken sorulardır.

Odaklanamazsam, yolumdan sapma ihtimalim çok yüksek. Odaklanmayı sürdüremiyorsak, konsantrasyon bozulur. Boşa kürek çekmiş oluruz. Patinaj yapmış oluruz. Odaklanamıyorsam, temel nedenleri bellidir. Dış ya da iç etkenler. Özellikle dış etkenler üzerinde duralım. Bu etkenler neler? Dış etkenlerin başında cep telefonu ve cep telefonunun içindekiler. Bilgisayar ve onun içindekiler. Odamızdaki eşyalar. İnsanlar, içecekler, yiyecekler. Sosyal medya mesela.  Esnaf dükkanına, mağazaya, markete giriyorsunuz, insanların elinde cep telefonu. Tezgahtar, telefondaki mesajları ya da payaşımları sizden daha çok önemsiyor. Öğrencilerin elinde, ders dinlerken cep telefonu. Gelen mesajlar, telefonlar, e-mailler, paylaşımlar. Aslında, tüm bunlar, bizleri yaptığımız işlere odaklanmamızı etkileyen faktörler.

Bir gişe memuruna gidiyorsunuz, bir kişi için işlem yapıyor, ona odaklanmış ama 10 kişiye cevap vermek zorunda kalıyor. Çünkü, insanların nedense zamanı yok. Dolayısıyla, gişe memurunun hata yapma şansı arttığı gibi, stres seviyesi de artıyor. İşten bıkıyor. Siz sorunuzu sorduğunuz anda, odaklanma noktasını saptırıyorsunuz.

Yurtdışında ilk kez bir banka gişesine gitmiştim. Gişe memurunun önünde, biri için işlem yapılıyor. Ben de memurun yanına gidip, bir şey sordum. Bana biri “yellow line (sarı çizgi)” diye bağırdı. Dönüp baktım. Sarı çizgiyi gösterdi. Meğerse, o çizgiyi bana sıra gelmeden geçemezmişim. Bankamatikten para çekiyorsunuz, bakıyorsunuz, arkadaki ekrana sizden daha yakın. Sizin odaklanmanıza mani oluyor, dikkatinizi dağıtıyor.

Yaptığınız işe odaklanma seviyenize göre, çalışma sürenizi kısaltır. Bir başka deyişle, işe tam odaklanamadan 2 saatte yaptığınız iş, tam odaklanırsanız, bir buçuk saate düşer.

Geçen gün, üniversiteye hazırlık öğrencilerinin gittiği bir kütüphaneyi ziyaret ettim. Aslında, hiç kitap bulunmadığı için, kütüphane yerine çalışma salonu da diyebiliriz. Kapıda bir genç arkadaş bekliyor. Bir sürü raf var. Önümdeki öğrencinin cep telefonunu alıp, raftaki numarayı öğrenciye verdi. Gence sorduğumda, öğrencilerin ders çalışabilmeleri için, telefonlarını buraya bırakmalarını istiyoruz. Böylece, “odaklanmalarının önündeki en büyük engel kalkmış oluyor.” cevabını verdi. Doğrusu, bayağı şaşırdım bu cevaba.

Yaptığınız işi severseniz, odaklanma oranınız artar. Başka yerlere odaklanıyorsanız, iş sevgisinden uzaklaşıyorsunuz demektir. Bazen odaklanan insanlar çevredeki sesleri duyamazlar/duymazlar. Ameliyatına odaklanmış bir doktor, çevresiyle ilgilenmez. Odaklanamazsa, hata yapar. Öğrenci sınavına odaklanamazsa, bilgileri kafasında toparlayamaz. Operatörler, işine odaklanamazsa, iş yanlış yere gider. Örneğin, dalgınlık, hem bir çok iş kazasının hem de bir çok trafik kazasının temel nedenidir.

Elbette ki, aşırı odaklanma da ayrı bir sorundur. Bu konuda, daha sonra bir yazı hazırlayacağım.

Odaklanma için “hayır” demeyi bilin. E-maili, mesajı, telefonu, interneti, televizyonu dozajında kullanın. Ya odaklanamazsam, o zaman, başarı yüzdeniz, yüzde yüz düşer. Odaklanma problemi olan, birçok arkadaşımla engelleri konuşarak, destek olmuşumdur.

Unutmayın, hedefleriniz var ve odaklanmanıza mani olan etkenler, hedeflerinizden daha önemli değildir.

                                                                                                          Hakan F. ÖZTOP

No Comments

Post A Comment