Hakan Fehmi Öztop | CFD Mühendisi
459
post-template-default,single,single-post,postid-459,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,no_animation_on_touch,side_area_uncovered_from_content,qode-theme-ver-10.1.1,wpb-js-composer js-comp-ver-5.0.1,vc_responsive

CFD Mühendisi

CFD Mühendisi

Bilgisayarla ilk tanışmam, 1986 ya da 1987 yıllarında oldu. Babama büyük ısrarlarla Spectrum Sinclair (o zaman ki adıyla, ev bilgisayarı) bir bilgisayar aldırmıştım. Babam, sağolsun, zor ödediği kooperatif taksitleri arasına, benim bilgisayarımı da sıkıştırmıştı. Eğitimimize son derece önem verirdi.

Bahsettiğim dönemler, Commodore 64 – 128,  Sinclair ve ATARI marka bilgisayarların rekabeti vardı. Ekranı yoktu bu bilgisayarların ve hard disk olarak teyp kaseti kullanıyordu. Bilgisayarı televizyona bağlıyorduk. Kardeşimle beraber, biraz da çekişerek kullanıyorduk. Bir bilgisayar oyununun kasetten yüklenmesi dakikalar alıyordu. BASIC dilinde program yazıyordum. Çok sayıda bilgisayar kursu vardı ve ben de birçok kursa katılmıştım. 1990’ lı yılların ortalarında, masaüstü bilgisayarlar yaygınlaşıyordu. Ama iyi hatırlıyorum bu bilgisayarlar neredeyse bir otomobil fiyatına eşdeğerdi.

Kendimize ait ilk ekranlı PC’ yi kardeşimin bir yarışmadan kazandığı para ödülünü de ekleyerek, ancak satın alabildik. Üniversitede, 4 bilgisayarlı bir laboratuvar da, tüm sınıf uygulama yapıyorduk.

Fortran (Formula Translation) dili öğrendim. Üniversitede de ders olarak veriliyordu. Sonra bitirme ödevi, yüksek lisans tezi, doktora tezi, seminerler, yurtdışı projeleri ve makaleler için, Fortran dili kullandım. Yurtdışında da Fortran programı konusunda çok zaman harcayarak kendimi geliştirdim.

Lisansüstü eğitimimde, CFD (Computational Fluid Dynamics) yani Hesaplamalı ya da Sayısal Akışkanlar Dinamiği metotlarını kullanarak, mühendislik problemlerini çözüyordum. Kod yazarken, size, sizden başkasının yardım etmesi zordu.Programlama dili en ufak bir hatayı affetmiyordu. Bir hata olunca da bulmak saatler hatta günler alıyordu.

Çok şey yapmak istiyordum ama fikirlerimi gerçekleştirmeye, programların da, benim de gücüm yetmiyordu. Kafamdaki problemler öyle yoğundu ki, gece uyanıp, aklıma gelen bir şeyi bilgisayar kodumda deniyordum.  Bunun için de otomobilime atlayıp üniversitedeki odama gidiyordum. Çünkü, kendi imkanlarımla alabildiğim tek PC vardı, o da, odamda duruyordu.

Zamanla ticari programlar gelişti ve bilgisayar kodu yazarak yapılan çözümler yavaş yavaş terk edilmeye başladı. Ben, Akışkanlar Mekaniği ve Isı Transferi problemleri çözerken, bazı arkadaşlarım bu kodları kullanarak, mekanik problemleri çözüyordu.

Zaman ilerledi ve bilgisayar çözümlemeleri ticari faaliyetlere dönüştü. Geçen gün bir ilanda “CFD mühendisi” diye görünce, tüm bu yazdıklarım aklımdan geçti ve paylaşmak istedim. CFD konusu, disiplinlerarası bir konudur. Petrol, Doğalgaz, Enerji, yanma, Savunma ve Havacılık, Mimarlık, sağlık gibi alanlar CFD çözümlerini kullanırlar. Yani, Termodinamik, Sayısal Analiz, Akışkanlar Mekaniği, Isı Transferi, stokiometri, Kimya gibi dersleri almış olmanız ve eğitimler almış olmanız gerekiyor. En azından bu konuda bir yüksek lisans yapmış olmanız gerekiyor.

Üniversitelerde CFD Mühendisi tanımıyla diploma verilmese de, Ar-Ge Mühendisi, proje mühendisi gibi bir kavram da artık CFD Mühendisi olarak kullanılmaya başlandı. CFD konusu ile uğraşan firmalarda ya da Ar-Ge Merkezlerinde çalışan elemanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Bir tasarımı yapmadan önce, tasarımda hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği ve Isı Transferi tasarımlarını yapmak, sistem verimi, sistem kayıp kaçakları, akış ve ısı yolunun izlenmesi gibi konularda önemli fikirler veriyor ve sistem işletmeye alındığında olası işletme problemlerini önlüyor.

CFD ciddi bir tecrübe işi. Bir hekim nasıl ki röntgen filmini ya da kalp grafiğini yorumlamada ki başarısı teşhise ve tedaviye yansıyorsa, CFD sonuçlarının yorumlanması da son derece önemlidir. Gelişen bilgisayar teknolojisine paralel gelişen bir konudur.

Fütüristik bir konu olan CFD konusu ile, gelecekte çok daha güzel sonuçların ortaya konacağını, Ar-Ge merkezlerinde önemli projeler yapılacağını ve inovatif ürün geliştirileceği aşikardır.

 

Hakan F. ÖZTOP

No Comments

Post A Comment