Hakan Fehmi Öztop | SIFIR ENERJİ
296
post-template-default,single,single-post,postid-296,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,qode-theme-ver-10.1.1,wpb-js-composer js-comp-ver-5.0.1,vc_responsive

SIFIR ENERJİ

SIFIR ENERJİ

Şüphesiz, enerji konusu gündemimizi sürekli meşgul eden konulardan biri. Enerji
tüketimi bir ülkenin gelişmişlik düzeyinde önemli bir ölçü. Ancak, aynı zamanda enerji,
özellikle ülkemiz için, cari açığın artışında, önemli etkenlerden de biri. ETKB Genel Enerji
Dengesi Tabloları’ na göre enerjimizin %75’ den fazlasını ithal ediyoruz. Bu da cari açığı
giderek artırıyor. Kalkınan ülkemizin kalkınma hızı için en büyük engeli teşkil ediyor.
Enerji ekonomik anlamda nakit para (cash Money) olarak tanımlanır. Şayet, geliriniz
az ise ya da yatırım yapmak istiyorsanız, öncelikle harcamalarınızı azaltacaksınız. Ancak,
bunu yaparken de konforunuzdan ödün vermeyeceksiniz. Peki bu mümkün mü? Elbette
mümkün.
Enerjimizin önemli bir kısmını sanayi tesislerinde ve konutlarda harcıyoruz. Enerjinin
yaklaşık %40’ lık bir kısmı konutlarda harcanmaktadır. Peki, konforumuzdan ödün vermeden
bu yüzdelik dilimi düşürebilir miyiz? Konutlarda enerji tüketimini azaltmanın en önemli
yollarından biri son yıllarda sayıları giderek artan pasif ev uygulamaları. Henüz tam anlamıyla
ticari olarak istenen seviyeye ulaşmasa da pasif evlerin sayısı giderek artıyor. Enerji alanında
Ar-Ge çalışmalarının en yoğun yaşandığı konulardan birisi pasif evler. Bu konuda, sadece
elektrik ya da ısı enerjisi bir faktör olarak değil, aynı zamanda, su ve insan kaynaklarının da
verimli kullanılması önemli elbette.
Pasif ev nedir? Enerjiyi minimum düzeyde tüketen, kendi enerjisini kendi üreten evler
anlamında kullanılır pasif evler. Günümüz ölçeği ile metrekare başına yılda 15kW enerji
tüketen evler bu kapsamda kabul edilir. Aslında, bu evleri “Yeşil Bina ya da sıfır enerjili
bina” olarak da adlandırmak yanlış olmaz. Günümüzde akıllı ev olarak satışı yapılan evleri
pasif evlerden ayırmak gerekiyor.
Akıllı evler, evinizde kontrolü kolaylaştıran evlerdir. Ancak, pasif evlerin aksine
enerjiyi daha çok tüketirler. Son yıllarda, özellikle aydınlanma, dekorasyon amaçlı
kullanılmaya başlandı. Bir odayı aydınlatmak için, bir adet, bilemediniz iki adet ampül yeterli
olacakken, onlarca ampülü, alçı tavanlara yerleştirerek evlere dükkan görüntüsü vermek enerji
tüketimi açısından mantıklı mıdır? Bu konuda LED ampüllere ve yenilenebilir enerji
kaynaklarına çok iş düşüyor elbet.
Bilindiği üzere, Paris İklim Konferansı (IPCC) neticesinde varılan anlaşma 22 Nisan’
da imzalanmıştır. Anlaşmayı imzalayan 175 ülkenin temsilcileri arasında ülkemizde yer
almaktadır. Anlaşmanın, temel kriterlerinden biri, fosil yakıt tüketimini azaltmaktır. Böylece,
karbon salınımını düşürmek hedeflenmektedir. Bunun yollarından biri de yenilenebilir enerji
uygulamalarını arttırmadan geçmektedir. Ülkemiz, Ulusal Katkı Niyet Beyanı kapsamında bir
takım hedefler belirtmiştir.
Bu hedeflere ulaşmak için, özellikle yalıtım konusuna büyük önem vermek gerekiyor.
Bu anlaşma belki de pasif evlerin hızlı bir şekilde uygulamaya sokulmasını zorunlu
kılmaktadır. Çünkü, pasif evlerin en temel kriterlerinden biri şüphesiz yalıtımdır. Binalarda
Enerji Performans Yönetmeliği’ de bu konuyu zorunlu kılmaktadır. Bu sayede sera gazı
salınımlarının da azaltılması hedefleniyor. Bu yeni yapılacak binaların yanında, mevcut
binalarda da uygulamayı gerekli kılıyor.

Nihai olarak şunu söylersek nasıl ki paramızı harcarken savurgan olmuyoruz, iki kere
düşünüyoruz, enerjimizi harcarken de en az 10 kere düşünmeliyiz. Kalkınma için enerji
verimliliği önemlidir.
NOT: BU YAZI HERAYAKTÜEL DERGİSİNDE YAYINLANMIŞTIR.
Hakan F. ÖZTOP

No Comments

Post A Comment